Ocak, 2010 için Arşiv

Shakespeare’in 154 Sonesi

Ocak 27, Çarşamba

Her biri ince bir dikkatle ve dil oyunlarıyla yazılmış; yalnız çevirileri, başka şairlerin şiirlerinin aksine, anlamı oldukça aşındırıyor. Sanıyorum bunun en büyük nedeni yazıldığı dönemin koşullarındaki dilin kullanımı, İngiliz Edebiyatı’na kazandırdığı biçimsel bir arayış olarak “Shakespeare soneleri” (literatürde kendi adıyla anılan bir sone türü üretti) ve elbette ki çevirinin kendine özgü zorluğundan ileri geliyor.

Çevrilen şey, asıl metinle birebir örtüşmesine rağmen bu sefer anlamı havaya uçuyor; özgününde okuduğum dizelerle çevirisi arasında bazı zamanlar geniş gedikler var. Biraz da çevrilen dilin olanaklarını açmak gerek; anlamı yeniden yaratmadan.

İngilizcelerini okumanızı öneriyorum, hatta sesli okuyun ki içinde kaybolup gidebilesiniz. Bana göre sonelerin sorunlarından bir tanesi hemen hepsinin aşk üzerine yazılmış olması. Gerçi, ne de olsa klasik yazın. Ancak tek konunun verdiği sıradanlık-merkezli bir ilkellik, bu ustalığı gölgeliyor denebilir.


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.